Fizik Tedavi

Mayıs 27, 2010 | Leave a Comment

fizik-tedaviFizik Tedavi Nedir?
Adından anlayacağınız gibi fiziki yani bedene elektirik akımı ve çeşitli egzersizler uygulanarak yapılan tedavidir.

Fizik tedavide uygulnana metotları nelerdir?
Fizik tedavide 30-50 civari sistem uygulanmaktadır. Bu sistemlerin yanında ağrı tedavisinde gergin, kas güçlendirici cihazlar, magnetoterapi, ozon tedavisi, derin yapışıklıkları açmak için ultrason, mezoterapi gibi çeşitli cihazlarda kullanılmaktadır. Eklem ve yumuşak doku ile ilgili rahatsızlıklarımızdan fizik tedavi yardımı ile kurtuluruz. Fizik tedavi bir bakıma onarım yapmaktır. İşlevini yitiren organların  dışarıdan tedavi edilerek eski gücünü ve işlevlerini kazanmasını sağlamaktır.

Fizik tedavisi hakkında bilinmesi gerekenler:
Fizik tedavi 1 ile 1,5 saat civarında 15-20 seansta uygulanır.
Fizik tedavi gören bir hastada eklem kısıtlılığı bulunuyorsa yaptığı bazı hareketler hasarlı bölgede ufak ağrılara neden olabilir.
Fizik tedavi kas mekanizmasının düzeltilmesindede kullanılır.

Kimlere uygulanır?
-Eklem ağrısı çekenlerde,
-Ortopedik ameliyat sonucu kişilerde kasların güçsüzleşmesi, eklemlerde ağrı ve hareket kısıtlılığı olanlarda,
-Romatizmal hastalıkları aktif olmuyan dönemde geçirenlerde,
-Kırık ve çıkıklarda alçıya alınan bölgedeki eklemlerde sertleşme olan kişilerde,
-Sinir ve beyin hasarından dolayı felç geçirenlerde,
-Lenf dolaşımının bozulması sonucu  kol ve bacaklarında şişme olanlarda uygulanır.

buyume_hormonuHGH nedir?

HGH İnsan Hormonunun kısaltması veya işaretidir ve bu hormon fiili olarak vücudumuz için çok önemlidir. Bu tür hormon doğal olarak vücudumuzda üretilmektedir. Endokrin sistemimizde bulunan vücudumuzun temel bezi olan hipofiz bezi tarafından üretilmektedir ve bu tür hormon genel olarak kaslarımızın ve kemiklerimizin büyümesini harekete geçirmek için vücudumuz için faydalı ve hayati bir hormondur. Bu hormon da östrojen ve testosteron hormonlarına benzerdir.
İnsan hormonu hem çocuklar hem de yetişkinler için önemlidir. Çocuklarda bu hormon büyümeyi harekete geçirir ve yetişkinlerde ise bu hormon onların metabolizması için önemli bir rol oynamaktadır. Çocuklar büyüdükçe, hormonunun üretimi, özellikle 21 ila 31 yaş arasında, on yılda %14 civarında bir azalma ile düşecektir.
Yüzyıllar boyunca, bilim adamları her zaman ergenlik yaşımıza ulaşana kadar hormonunun bizim için önemli olduğunu ve sonra hormonun bizim vücudumuz için hayati önem taşımayacağını düşündüler. Ancak son çalışmalar, kaslar, kemikler ve kolajenin dönüşümü, yağ metabolizmasının düzenlenmesi de dahil, hayatımızdaki pek çok fiziksel aşamada ve sonrasında yetişkin hayatımızda daha sağlıklı bir vücuda sahip olmak ve zinde olmak için hayati olduğunu göstermektedir.
Günlük beslenme, egzersiz ve uyuma düzenimiz vücudumuzdaki bu hormonunun normal üretimini düzenlemede çok etkilidir. Bu hormonun üretimini hareket geçiren başka etkenler de vardır ancak bu hormonun üretimine katkı bulunan en doğal uyarıcı uyumak ve egzersizdir ki normal bir uyuma düzenine sahip olmak ve çok egzersiz yapmanın her zaman daha sağlıklı olma nedeni de budur.
Vücudumuzda bu hormonun eksik olması hayatımızın farklı dönemlerinde bizim için farklı türlerde sorunlara neden olabilir. Çocuklardaki hormonu eksikliğinin başlıca bulgusu bozukluğu, boy kısalığı ve gecikmiş ergenliktir. Yetişkinlerde hormonu eksikliğinin bulgularını tanımlamak daha zorken, güç, enerji ve kemik kütlesi yetersizliğini, artan kardiyovasküler riski belirtmemeyi içerebilir. Sağlığın yanı sıra, yaşlı bireyler için hormonunun hayati olmasının başka nedenleri de vardır ve bu hormonun canlılığının en önemli katkısı yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olmasıdır.
Bu hormonun eksikliği ile karşılaştırıldığında, vücudumuzdaki aşırı hormonu da hayatımızın farklı aşamalarında da bizim için problem yaratabilir. Bu hormona fazlaca sahip olan çocuklarda uzun boy ile betimlenen dev hastalığına neden olabilir. Bu hormona fazlaca sahip olan yetişkinlerde yüksek kan basıncına, vücutta yumuşak doku şişmesi, el, ayak ve yüzde anormal , aşırı terleme eğilimi ve son ama aynı derecede önemli, aşırı saç uzamasına neden olabilir.
hormonu eksikliğiniz olsa bile, telaşlanmanız için hiçbir neden yoktur çünkü bu düzensizlik için bir tedavi vardır. hormonu eksikliğini giderme terapisi denilen bir tür terapi vardır ve bu tür bir terapinin hormonu eksikliği olduğu bilimsel olarak kanıtlanan çocuk ve yetişkinler tarafından alınması önerilmektedir. 1985 yılından beri, genetik mühendisliği tarafından yapılan sentetik hormonu kapsamlı şekilde ve uygun olarak kamuya sağlanmaktadır.

Obezite nedir?

Mart 29, 2010 | 10 Comments

obaziteObezide vucut sağlığını tehdit edecek kadar yağın birikmesi ile oluşan bir hastalıktık. Kişinin obezite olup olmadığı vucudunda ki yağ miktarıyla beraber yağın dağılım oranının ölçülmesiye öğrenilir. Yağ miktarı bu günlerde bu en çok “Beden Kitle İndeksi” nin ölçülmesi yöntemiyle tespit edilir.  Kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.
Örnek:
Ağırlık: 82 kg , Boy: 1.70 m
BMI:82/(1.70)2=82/2.89=28.3kg/m2

Aynı zamanda yağın dağılım miktarıda önemlidir. Karın ve göbekte biriken yağlar kalp ve damar hastalıklarına önemli miktarda etki etmektedir.

Obezite Neden Olur?

Obeziteye neden olan dört büyük etmen vardır.  Bunlar;

- Kalıtsal nedenlerden olanlar
- Yaşama, gebelik sayısı gibi fizyolojik faktörler
- Yaşam biçimi
- Psikolojik etmenlerdir.

Bu yöntem aslında zihnizi tam olarak boy uzamaya hazırlamak ve zihnizin bunu kabullenmesini sağlayarak uzamasını sağlamaya verilen adtır. Daha net olmak gerekirse;
boy_uzatma
TELKİN: Bir konu hakkındaki düşüncenin veya davranışın dolaylı veya korumalı bir şekilde insanlara verilmesine denir. Bir bakıma hipnozda olarak boyunuzu uzatıyorsunuzda diyebiliriz.

Telkin aslında otomobil sürmeye yeni başlmış bir insanın yolda giderken karşısına bir çukur yada bir taşıt çıktığında ondan kaçmak istemesine rağmen üstüne gitmesine neden olan etmendir. Bu olay sahne korkusu veya gülme krizindede aynıdır. Ne kadar engellemeye çalışırsanız o kadar fazla olmasına sebep olur. Yani insanları boylarının uzayacağına, kilo vereceğine veya herhangi bir düşünceye inandırarak bunların gerçek olmasını sağmaktır.

Ancak telkinin etkisiz olduğu bazı durumlarda bulunmaktadır. Bunların başında telkinle verilmek istenen düşüncenin bilinçdışı düşünceden güçsüz olması gelebilir. Bilinçdışı düşünceye “boyum daha uzamaz” diyen bir insanın düşüncesini örnek verebiliriz, bu düşünce telkinle “boyum uzuyacak” şeklince bastırılarak boyun uzaması sağlanır. Bir bakıma psikolojik bir etkide denebilir.

TELKİN olayını bir kişinin kendi kendine yapması olukça zor yada etkisizdir. Zaten uzman olmuyan bir kişinin tekin yapmasıda çok kolay değildir. Bu nedenle telkin hakkında çeşitli cdler bulunmaktadır. Bunları temin edip yada satın alaraktan geçe yatarken, yolda giderken veya bir işle uğraşırken dinleyip boyunuzu uzatabilirsiniz. Aslında ilk duyanlar için şaşırtıcı gelsede mantıksız olmayıp tam tersi oldukça mantıklı ve işe yarar bir yöntem olduğunuda unutmamak gerekir. Çünkü insan zihni inandığı olay sonucu vucudun harekete geçmesini sağlar.

TELKİNLE BOY UZATMANIN etki süresi kişiden kişiye değişsede uyguluyanların çoğu iki ay içerisinde 1-2 cm’lik bir meydana geldiğini söylemektedir. Mantığa uygun olduğundan denenmesi ve beraberinde boy uzatma egzersizleri ile sağlıklı beslenmeninde uygulanması kişilerde oldukça iyi etkilere sebep olacaktır.

psikolojik_sorunlarin_boy_uzamasina_etkisiPsikolojik sorunlar sonucu hormonlar düzgün çalışmıyabilir. Anne babanın olmaması, sınav stresi ve ailevi sorunlar gibi büyük psikolojik sorunlar ergenliğe giriş hormonlarından bir tanesi olan hormonunu olumsuz yönde etkileyip miktarına etki etmektedir.

Yuvada yaşayan çocuklarda yapılan testlerde yuvada olan çocukların aile ortamında yaşayan çocuklardan daha kısa olduğu görülmektedir. Yuvada bulunan çocuklar daha sonra bir aile verildiğinde ise düzenini sağlanmış ve akranlarına yetiştikleri görülmüştür.

Stressiz bir ortamın olmaması ve mutlu bir ortamın olması hormonların düzenli salgılanmasını sağlamıştır. Psikolojik sorunların hormonlara olan bu etkisi büyümenin yavaşlamasına hatta durmasına bilene sebep olmaktadır. Aynı zamanda aklında hep kısa kalacağım gibi düşünceler geçirip bu düşünceye takılan insanlarında hormonlarının düzensiz salgılandığı düşünülmektedir. Bu nedenle elinizden geldiği kadar olumsuz ve stresli düşüncelerden uzaklaşıp, mutlu ve olumlu düşüncelerle dolu bir hayat yaşamaya çalışın.

buyume

Kişlerde hızı iki-üç yaşlarında yılda 8 cm kısa olması, üç ve dört yaşlarında yılda 7 cm kısa olması, dört ve dokuz yaşları arasında ise yılda 5 cm az olması, anne babanın boyuna göre kişinin boyunun kısa olması “boy kısalığı” olarak tanımlanmktadır. Eğer boy uzaması aniden durursa bu bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Böyle bir durumda karşılaşıldığında bir uzaman baş vurulmalıdır.

nın yavaşlamasının iki nedeni bulunmakadır;

Kişide beslenme düzenli bir şekilde yapılıyor, kilosu normal veya normalin üstünde olduğu halde hızı yavaşlamışsa sebebebi genellikle hormonal bozukluklardır.

Zayıf insanlar yani kilosu normalin altında olan insanlarda boyun kısa olması genllikle bazı hastalıklardan dolayıdır. Bu hastalıklara örnek verirsek; beslenme bozukluğu, sindirim sistmindeki hastalıklar, uzun süren ishaller gibi çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir.

nın nedenleri;

- Genitik sebeblerden dolayı yani anne babanın boyunun kısa olması

- Annenin düşük gebelik kilosundan ve bebeğin düşük doğum kilosu

- Anne sütünün yeteri kadar alınmaması

- Düzensiz ve yetersiz beslenme

- Ağır enfeksiyon hastalıkları

- Ağır işlerde çalışmak

- Hormonal bozukluklar ( hormonu eksikliği vb..)

- Ergenliğe erken girilmesi ki dünya da her geçen gün ergenlik yaşı düşmektedir.

Beslenme Ve Sporun na Etkisi Nedir?

Yüzyıllar önceki atalarımızla aramızdaki boy farkı en az 30 santimetredir. Buda gösteriyorki her geçen yıl atalarımızdan daha da uzun oluyoruz. ABD’de yayınlanan rapora göre 1960′lar da insanlardaki boy artışında yaklaşık 2cm’lik artış var. Bunun bir rastlandı yada ortama uyum olmadığını düşünülmektedir. Gelişen toplumlarda yeme alışkanlıkları yaşama biçimleri, sağlıklı ve dengeli beslenmenin ndaki önemli etkenlerden birisi olabileceği belirtiliyor. Yapısal özellikler, genlerin yapısındaki değişikliklerle diğer bir kuşağa aktarılıyor. Bu nedenle genetik şifre kişinin boyunu belirliyen en önemli etkendir.

Gıdaların Boy Uzamanasına Etkisi Nedir?

Gıların ne atkisi anne karnında başlar. Bu yüzden doğru beslenme en önemli etkenlerden biridir. Anne dengeli beslenmeli, alkol ve sigaradan uzak durmalıdır. Hamile kadınlar da sıkı diyet zararlı olduğu gibi aşığı kilolarında zararı vardır.

Boy Uzatır Mı?

na basketbol ve yüzme gibi sporların etkisi olduğu düşünülmektedir. Ancak kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Uzmanlar bu tür sporların kişinin genel sağlığına katkılarından dolayı vucut gelişimine ve na etki ettiğini yani ikincil bir etki olduğunu söylememktedir. Ancak her boy uzatmamktadır. Ancak her boy uzatmamaktadır. Örneğin, halter, güreş ve vücut geliştirme gibi kemik uçlarındaki plaklarına stres uyguladığından nı yavaşlatmaktadır. Ancak buda kesin olarak kanıtlanmamıştır.

boy_uzatma_ameliyatiÇeşitli anormalliklerde ve kişinin gündelik hayatını etkiliyen boy kısalıklarında ameliyatla boy uzatılabilir. Bu ameliyatlar sadece kol ve bacaklara uygulanmaktadır. Sorun omurga eğriliğine bağlı ise omurga düzeltilerektende boy uzatıla biliniyor. Bu tür omurga eğriliklerinde omurga boyunca yerleştirilen metal çubuklar ile boy 10-15 cm uzatılabiliniyor.

Doğuştan veya sonradan olma kol, bacak orantısızlığı kişiyi olumsuz olarak etkilemektedir. Bu durumlarda ameliyat ile kol ve bacakların uzatılması mümkündür. Uzatılması istenen kemiğin her iki ucuna yerleştirilen metal çivilerden ve bu çiviler arasındaki metal bağlantıdan oluşan bu yöntem, kemiği bir kafes gibi kaplıyor. Kemiğin her iki ucundaki çivilerin arasındaki metal bağlantı sayesinde çivilerin birbirine olan mesafesi ayarlanabiliyor. Aradaki bağlantıyı uzataraktan civileri birbirinden uzaklaştırabilirsiniz. Çiviler metal ara bağlantı sayesinde birbirinden uzaklaştırıldıkça bağlı bulundukları kemik parçaları birbirinden uzaklaşıyor. Kısa olan kemiğin her iki ucu birbirinden uzaklaştıkça aradaki boşluk yeni kemik dokusuyla doluyor. Aradaki kemik dokusunun oluşması için bu işlem yavaş bir şekilde yapılıyor. Kemiklerin sağlıklı uzaması için her iki kemik ucu günde 1 minimetreyi geçmiyecek şekilde uzaklaştırılması gerekiyor. Bu yöntemle 15-20 cm uzana bilinir.

Bu tür kemik ve ancak zorunlu durumlarda uygulanmalıdır. Hormonal sebeplere bağlı yada aileden gelen boy kısalıklarında bu tür cerrahi yöntemler önerilmiyor.

yoga1Yere yakın olduğunuzu düşünüyorsunuz (kelime oyununu mazur görünüz) ve bu konuda bir şeyler yapmanız gerektiğini hissetiğinizden doğal yöntemlerle bu büyük sorununuza çözüm bulmak için internette geziniyorsunuz. Elbette boyunu birkaç santim daha uzatmak isteyen birçok insan gibi Yoga’ya başlamayı düşünüyorsunuz. Bir yerlerden Yoga’nın na yardımcı olduğunu duymuş ve bu nedenle Yoga’nın zorlu yoluna girmeden önce emin olmak için biraz araştırma yapıyor olabilirsiniz.

Bir insanın diğer insandan daha uzun olmasının nedeni çoğunlukla kemik uzunluğudur Yoga ve boy uzaması söz konusu olduğunda yoga kemikleri uzatmaz. Ne kadar zorlarsanız zorlayın ,Yoga çalışarak kemikleriniz uzamaz. Kemikleri uzatmanın tek yolu çok sancılı bir operasyondur ki bunu da düşmanınıza bile tavsiye etmeyiz.

Diğer taraftan yoga yapmak boyunuzun uzaması için bir olasılık gibi görünse de, normalde böyle değildir çünkü sadece kemiklerinizin görünümüne bir kaç santim eklemiş olursunuz, öyle ki bu bazı yoga pozisyonlarını yaparak omurunuzun uzamasına ve esnemesine yardımcı olup, sonuç olarak dönüş noktalarında boşluk yaratıp omurga kaslarını güçlendirirseniz, omurganız bunun takibinde boşluğu tutma kapasitesine sahip olur ve çünkü vücudunuzu daha iyi yerleştirmiş ve taşımış olarak şimdi daha uzunmuşsunuz gibi görünürsünüz.

Diğer ve egzersizlerden farklı olarak, yoga pozisyonları vücudunuzu esnetip hafifletir. Eğer olduğunuzdan daha uzun olmayı umuyorsanız yoga yaparak uzamak mümkün olmayacaktır (tabi aslında yeni bir ergen değilseniz ve yoga ile ilgili bir şey olarak değil de halen büyümenizi doğal olarak tamamlamadıysanız). Diğer taraftan yoga vücudunuzun bütünü hakkında daha fazla bilinçli olmanızı sağlar, kendinizi nasıl taşıyacağınızı nasıl duracağınızı ve doğal olarak nasıl oturacağınızı öğretir ve sadece bu faktör bile postürünüz hakkında farkındalığınızı artıracaktır. Eğer doğru düzgün yürüyemiyor veya durmuyor iseniz, yoga sonrası yürürsünüz ve durursunuz. Bu şekilde daha düzgün olarak yürümeniz veya durmanız size ve diğerlerine daha uzun boylu olduğunuzu gösterecektir. Bu konuda bazen ilüzyon yaratmak daha kolay olduğu için bunu seçebilirsiniz – yani makyaj yapmak da bir ilüzyon yaratmak gibidir – ve bu şekilde diğer zorlayıcı ameliyatlarla çözüm seçeneklerinden aynı zamanda daha da sağlıklı olursunuz.
Birkaç yoga dersinden sonra, postürünüzün geliştiğini fark edersiniz ve gövde bölgenizin düzleşmesi sonucunda birkaç santim kazanmışsınız gibi hissedersiniz.Uzamak için yoga yaparak 7 santime kadar bir kazanç elde edildiği insanlar tarafından rapor edilmiştir. Bu, aslında, eğer yoga pozisyonlarını esnemeye odaklı bir şekilde yaparsanız; öncesinde sırt kaslarında bir gelişme ve biçimlendirme ile omurganın düzleşmesi ve hafifleşmesi sonuç olarak da, artarak esneme, kalınlaşma ve basınçtan kurtulma teorisine dayanır. Bunların tümü sizin uzun görünmenizi sağlamak içindir.

Eğer en iyi sağlayabileceğiniz postürü sağlayamadığınızı düşünüyorsanız ve bu konuda gelişime açıksanız, uzamak için yapacağınız yoga sonucu bir kaç santim daha uzun görünmeniz olasılığını neden denemeyesiniz ki? Bu kesinlikle sizin sadece genel olarak fit olmanız için değil, zihnen ve duygusal olarak da iyi olmanız içindir. Diğer taraftan bir sağlık düşkünü iseniz, pilates yaparak ve diğer çeşitli esneme bazında hareketler sonucunda; postürünüz olabileceği en iyi duruşta zaten olup yoga yapmak bunun üzerinde boy uzaması sağlamaz.

Doğal olarak salıp yayılanlar için; eğer bir kaç santim artış olasılığı için heyecanlı iseniz, bir fark görebilmek için, günlük bazda düzenli olarak yogayı gerçekten yapmanız gerektiğini hatırlayın. Bu konuda yardımcı olacak bazı oturma yoga pozisyonları Sukahasana (bel kaslarını çalıştıran) ve omur üzerinde etkili kopek ve kedi poziyonları yardımcı olur. Tek bir bedeniniz olduğundan ona iyi bakın ve keyfini çıkarın. Güvenli kalın!

uzamaKemiklerin gelişip yenilene bilmesi için bazı minarallere ihtiyaç vardır. Bu minerallerden en önemlileri kalsiyum ve fosfordür. Bu mineraller çoğu kişinin bildiği gibi en çok sütte bulunmaktadır. Bu minerallerin yeteri kadar tükelmesi gerekmektedir. Diğer bir etken ise D vitaminidir. Bu vitamin için önemli bir faktördür. D vitamini sayesinde mineraller etkin bir şekilde emilir. D vitamini en çok yumurta sarısında, karaciğerde, balık yağında bulunur. Süt ve taze sebzeler de bundan zengindir. Asılda deride güneş ışığının etkisiylede meydana gelir. Her canlının D vitaminine ihtiyacı vardır. Bu yüzden bütün canlılar besinlerle bu önemli vitamini almaya çalışır. D vitaminin eksikliği, çocuklarda raşitizm, büyüklerde ise osteomalazi denilen kemik hastalıklarını yapar.

Mineral ve vitaminler kadar önemli olan diğer bir etken ise hormonlardır. Hipofiz bezinin hormonu, tiroid salgı bezinin tiroid hormonu, cinsiyet hormonla (androjen ve estrojen), paratiroid salgı bezinin hormonu sayılabilir. Bu hormonlar vucutta eksik veya fazla salgılanırsa kemikler üzerinde olumsuz etkilere neden olur.

Şu unutulmamalıdır ki kemikler ne akdar kullanılırsa o kadar güclenilir. Bu yüzden kemikler etkin olarak hareket erilmelidir. Hareket ederek kemikleri hem biçimlendirir hemde güçlenmesine yardımcı olursunuz.Yaşlı insanların yatalak olmasını doktorların istememesinin sebebi de budur. Çünkü yatalak hastalarda kemikler güçsüzleşmeye başlar. Kemiklerimiz kullanıldıkça büyür, kullanılmadığı taktirde ise incelmeye başlar. Kolomuz veya ayağımız kırıldığında alçıya alınır. Alçı sırasında hareket etiremediğimizden kemikler incelir. Bu nedenle doktorlar alçı çıktıktan sonra bir egzersiz programı uygularlar, bunun nedeni zayıflıyan kemikleri tekrardan güçlendirmektir.

Cerrahi Müdahale İle Boy Uzatma; (En zor ve ağrılı yöntem)

 

Her geçen gün gelişmekte olan ortopedi günümüzde boyundan şikayetçi insanların sorunlarına cevap verebilen cerrahi müdahaleler gerçekleştirmektedir. Başta bacağa dışarıdan takılan bir cihaz sayesinde bacak boyunu uzatmaya yarayan bir yöntem mevcuttur.Bu yöntem bacağına çivi vb materyaller takılamayacak hastalar için uygulanmaktadır.

Bir diğer yöntem ise bacakta ki kemik içerisine çivi takılarak bu çivi üzerinden bir cihazla bacak boyunu uzatmaktır.Kemik içine yerleştirilen çiviye bu cihazla dışarıdan müdahale edilerek kemikler arası boşluklar attırılır,Buda boyda uzamayı sağlar.

Son olarak bir diğer yöntem bacak içerisine kendiliğinden uzayabilen bir çivi yerleştirmektir.Ancak bu yöntem maliyetli ve sıkıntılı bir yöntem olduğu için pek fazla tercih edilmemektedir.Bu yöntemlerle boy uzatmanın süresi 1 cm için yaklaşık 30 gündür.

Bu süre içinde hastalar takibe alınır ve doktor gözetiminde tutulur,Hastaların bol bol hareket etmesi istenir,Avantajı ise yataklı tedavi süreci yaşanmamasıdır,Bu yöntemle bugüne kadar uzatılmış en uzun boy 35cm’dir,

Ancak tedavi sürecinde tek seferde ortalama 12-14cm’lik bir sağlanır,Bu operasyonların herhangi bir riski yoktur, Yalnızca kısa bir süre eklemlerde hareket kısıtlılığı ve ağrılar yaşanabilir.