Eki
26
Büyüme Ve Gelişme
Ekim 26, 2009 | Leave a Comment
Bebek doğduğunda sağlıklıysa genellik ilk olarak cinsiyeti sonrada boyu ve kilosu sorulur. Bebek büyüme başladığında ise doktorlara “boyu kısa mı?” olacak gibi sorular sorulmaktadır. Bu sorular sorulmalıdır da çünkü çocuğun sağlığı için önemli bilgilerdir. İdael kilo ve boy sadece sağlıklı bir gelişimin göstergesi değildir. Dış görünüşünü, ruhsal durumlarını, diğer insanlar üzerinde bıraktıkları imajı ve kendilerine olan güvenlerini etkileyen bir unsurdur.
Boy uzaması kemik uclarında bulunan büyüme plaklarının gelişmesi sonucu olmaktadır. Bu plaklar ergenlik döneminde kapanmaktadır. Plakların kapanması ile kişinin uzaması duruyor. Plakların ne zaman kapanacağı veya boy uzamasının ne zaman biteceği genetik şifre ile tahmin edilebilmektedir.
Genetik sebeblerden sonraki en önemli etken beslenmedir. Dengeli ve düzenli beslenme kişinin boy uzamasına büyük miktarda katkı sağlamaktadır. Özellikle küçük yaşlardaki düzgün beslenme alışkanlığı kişnin boyunda önemli etkilere yol açmaktadır. Tabi tek başına beslenme yeterli değildir. Kişinin hormonlarınında düzgün çalışması gerekir. HÜüormonlarda büyümeyi büyük miktarda etkilemektedir. Hipofiz bezinden salgılanan büyüme, cinsiyet ve tiroid hormonları büyümeyi önemli ölçüde etkilemektedir.
Bu etmenlerin yanlış uygulanması sonucu ortaya çıkan boy kısalıkları için ameliyatlar, ilaçlar, hormon tedavisi gibi çeşitli tedavi yöntemleride bulunmaktadır. Ancak en iyi boy uzaması doğal olanıdır. Diğer tedavi yöntemleri ile çeşitli riskler meydana gelebilir.
Eki
18
Boy Uzaması ile ilgili Gerçekler
Ekim 18, 2009 | Leave a Comment
Doğduğunuz zaman vücudunuzda 300 adet kemik olduğunu ve erişkinliğe geldiğinizde ise vücudunuzda sadece 206 kemik olduğunu biliyor muydunuz? Peki bu nasıl oluyor? Bebeklerde kemikler kıkırdak halde bulunur. Bebeklerin kemiklerinin en ufak bi darbede kırılmasının sebebi budur. İnsan büyüdükçe kıkırdak doku kemikleşir (ossification). Sonuçta daha küçük kemikler birleşerek az sayıda daha büyük kemiği oluştururlar ve böylece vücudumuzdaki kemik sayısı azalır.
Büyüme plakaları vücudumuzdaki bazı uzun kemiklerin uçlarında yer alır. Bütün kıkırdaklar aynı anda sertleşmediğinden, eski doku kemiğe dönüştükçe bu plakalar yeni doku oluşturur ve bu sayede boyunuz uzar. Büyümeniz durunca bu plakalar da sertleşir.(yetişkinlik döneminde) ve boyunuz son uzunluğuna ulaşır.Eğer küçükken bu büyüme plakalarına bir hal olursa, gelişim tamamlanamaz ve kemiklerin bazısı diğerlerinden daha uzun ya da daha gelişmiş olabilir.
Uzama biçimini izleyerek bir çocuğun boyunun ne kadar uzun olacağını tahmin edebilirsiniz. Genel olarak kız çocuğunun yetişkin dönemde boyu 3 yaşındaki boyunun 3 katı uzunlukta olacaktır. Erkek çocuğun yetişkin dönemdeki boyu ise 3 yaşını 3 ay geçtiğindeki boyunun 3 katı uzunluğunda olacaktır.
Boy tablolarına bakarak kendinize ait gelişme dönemini kontrol edebilirsiniz ama bu sadece çocukluğunuzda sağlıklı bir uzama ve gelişim süreci geçirip geçirmediğinizi öğrenmenin yollarında birisidir.
Eki
18
Boy uzaması kızlarda 16 yaşına kadar devam ederken erkeklerde ise 18 yaşına kadar sürmektedir. Kalsiyum düzenli bir şekilde tüketildiği taktirde 25 yaşına kadar süre bilmektedir. Genetik, hormonal ve çevresel etmenlerin yanında bu dönemde uzamanıza besinlerinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Özellikle bu dönemlerde dengeli beslenmeye önem gösterilmelidir. Bilindiği üzere sütün kemik sağlamlığı ve boy uzamasına büyük bir etkisi vardır. Bu nedenle çocuklara ve gençlere düzenli ve yeterli miktarda süt içirilmelidir. Uzmanlar bu dönemde günde en az 3-4 bardak süt içilmesini önermektelerdir. Süt sadece boy uzatmakla kalmamaktadır. Gün içerisinde yaş farkı olmaksızın süt içen herkes sağlıklı bir kemik yapısına sahip oluyor.
Kızlar da boy uzaması en hızlı olduğu an 11 yaş ile 16 yaş arasındadır. Erkeklerde ise bu süreç 13 veya 14 yaşlarından 18 yaşına kadar hız kesmeden devam etmektedir. Boy uzamasının en hızlı olduğu an olan 13-14′lü yaşlarda günde ortalama 8,5 cm uzama olmaktadır.
Boy uzaması kemiklerin uclarında bulunana kıkırdak yapıdaki büyüme plaklarının gelişmesi ile olmaktadır. Ergenlik dönemedimde büyüme plakları kapanaraktan boy uzaması yavaşlamaya başlıyor ve 25 yaşına kadar yavaş bir şekilde ilerliye biliyor.
Çocukluk döneminde yeterli ve düzenli şekilde alınan kalsiyum en az genetik özellikler kadar boy uzamasına etki etmektedir. Beslenme ve egzersizinde boy uzamasına önemli etkileri vardır.
Eki
14
Sağlıklı Kilo Alma Yöntemleri
Ekim 14, 2009 | 1 Comment
Kilo sorunu olmuyanımız yoktur. Bir kısmımız kilo vermeye çalışırken diğer bir kısmımızda kilo almak için çabalamaktadır. Bizde bunu düşünerekten sizler için kilo alma yolarını araştırdık;
- Direk yemek yemek kilo almanızı sağlamaz. Kilo almayı sağlasa bilene bu kilolar genellikle göbekte toplanır buda pek hoş olmaz. Bunun olmaması için gün içinde beslendiğiniz gibi beslenmeye devam edin yalnız bu sefer daha fazla süt ürünleri, kurubaklagiller ve et ürünlerini eklemeyi unutmayın.
- Yemeklerden önce yürüyüş yapın.
- Gün içinde yüksek kalorili, enerji verici atıştırıcı şeyler yiyin.
- Akşamları yemekten sorna tatlı yiyin.
- Öğün porsiyonlarınızı büyütün eğer fazla yiyemiyorsnaız yüksek kalorili şeyler tercih edin.
- Egzersiz yapın.
- Soda yerine taze meyve suyu, çay ve kahve yerine süt gb. ürünler içiniz. (Yemeklerden 30 dakika önce veya sonra içeçekleri tüketin.)
- Yatmadan önce bir öğün yemek yiyin.
- Diyetisyeniniz önerirse yemeğe daha çok vakit ayırın.
Eki
13
Boyunuz Uzasın…
Ekim 13, 2009 | 1 Comment
Yıllar önce uzamanız durduğu halde boyunuz nasıl daha uzun olur? Doğru egzersiz ve esneme hareketleriyle vücudunuzun ürettiği Büyüme Hormonu miktarını arttırabilirsiniz. Bunu doğru beslenme yöntemleriyle de desteklediğinizde imkansız olduğunu düşündüğünüz sonuçları güzel göreceksiniz.
Yapılacak egzersizler oldukça kolaydır. İnternette ulaşabileceğiniz kolay uygulanacak biçimde yayınlanan birsürü yöntem vardır ki bunların tümü faydası kanıtlanmış yöntemlerdir. Diğer yöntemler ise; yüzme, koşma, yüksek seleli bisiklete binme ve bazı sırt esnetme hareketlerini içerir ve bunlar buzdağının görünen kısmıdır ama bütün bunlar boy uzamasını başlatır.
Beslenme uygulamaları da kolay bir yöntemdir. Bolca Protein ve Kalsiyum’a ihtiyacınız vardır ki her ikisi de sütte bulunur. Ayrıca günlük vitamin ve mineral ihtiyacınızı da karşılamanız gerekir. Bol yeşil sebze boyunuzun uzamasını tetikleyecektir.
Bir diğer yöntem de omurganızın boyunu uzatmaktır. BU CERRAHİ MÜDAHALE ANLAMINA GELMİYOR! İnsanların %98’i omurlarının arasının sıkışık olmasından (çevresel ve genetik nedenlerden ötürü)şikayetçiler. Bu da demektir ki aslında göründüğünüzden daha uzun boylusunuz. Bu sorunu düzeltmek için bir egzersiz ve diyet uygulaması var. Bu sayede omurgadaki fazla kıvrımlardan kurtulup omurgadaki disklerin arasındaki sıvı dolu keselerin üzerindeki baskının azaltılması mümkün. İşlemleri doğru ve düzenli bir şekilde uyguladınız taktirde etkili olacaktır.
Egzersizler hakkında ayrıntılı bilgiye http://www.uzamakistiyorum.net/boy-uzatma/egzersizler adresinden ulaşabilirsiniz.
Eki
10
Balık yağının faydaları…
Ekim 10, 2009 | Leave a Comment

Balık yağının faydaları hakkında her şeyi öğrendiğinizde şaşıracaksınız. Sağlık faydalarının sayısı hayal edebileceğinizden daha etkileyicidir. Herkes balık yağının birtakım faydalarını biliyor gibi gözüküyor. Ancak, balık yağı içeren takviyeleri alarak faydalanacağınız birtakım diğer yollar olduğunuz bilmeniz de gerekir. Tüm insanlar diğer herhangi bir takviye alınması fikri konusunda kendini rahat hissetmezken, bu insanlar bir çoğu balık yağı sağlık ürünlerini kullanma fikrine açıktır.
Balık Yağının Faydalarını Biliyor Musunuz..?
Bununla birlikte balık yağı takviyelerinin alınmasına dikkat edilmelidir çünkü kötü kokabileceği konusunda endişe vardır. Rahatsız edici bir koku salan sarımsak takviyelerini denemiş olabilirler. Bununla birlikte gerçek şudur ki, çok az kişi balık yağının içerdiği herhangi bir takviye nedeniyle kokudan hiç şikâyet etmedi. Eğer dikkatli bir şekilde bakarsanız, balık yağı takviyelerinin sağlık faydalarının çoğu defa yalnızca balık yağı takviyesinde bulunan omega 3 yağ asidine odaklandığını görebilirsiniz. Omega 3 yağ asidi antioksidan özellikleri için çok önemli bir rol oynadı, her halükarda, daha fazla vardır.
Balık yağından elde edilen en ortak fayda inme ve kalp krizi gibi durum risklerini ortadan kaldırıyor olabilmesidir. Bu da omega 3 yağ asidinin antioksidan özelliklerine bağlanmaktadır. Farkına varmanız gereken diğer bir balık yağı sağlık faydalarından birisi de kan basıncını düşürebilme yetisidir. Balık yağı ayrıca, kanser veya depresyon gibi bir dizi hastalıkların oluşumunu uzak tutmakla bağlantılı olmuştur.
Balık Yağı Takviyeleri Arasında herhangi bir Fark var mıdır?
Balık yağının farklı şekilde yapılması arasında farklar vardır. Çoğunlukla fark takviyenin içinde bulunan balık yağının yüzdesidir. Şişe ile birlikte verilen hasta bilgilendirme broşüründe bulabileceğiniz tüm detayları kontrol ettiğinizden emin olun ki böylece sizin gereksinimleriniz için en iyi balık yağı takviyesinin hangisi olduğunu tespit edebilirsiniz. Balık yağı, somon ve tuna balığı gibi yağlı balıklardan elde edilmelidir. Eğer takviye balık yağının elde edildiği kaynağı listeleyemezse, yapılması gereken en duyarlı şey özel marka kullanımını önlemektir.
Eczacılıkta Kullanılan Balık Yağı Nedir?
Sundukları takviyelerin reklamını yapan pek çok markanın eczacılıkta kullanılan balık yağından yapıldığından emin olun. Eğer bunu duyarsanız, ne olduğundan emin olmayabilirsiniz. Gerçek şudur ki, eczacılıkta kullanılan balık yağı hiçbir şey değildir ancak kendi takviyelerini pazarlarken pek çok üreticinin kullandığı bir satış noktası terimi olması nedeniyle bir söylentidir.
Balık Yağı Takviyeleri ile Sağlık ve Daha Fazlası
Balık yağı faydaları sizin düşündüğünüzden daha fazladır. Bu takviyenin kullanılması için önerilen doza uyarsanız, ek kısa zamanda sağlığınızda büyük bir fark göreceksiniz. Diğer herhangi bir takviyede yapacağınız gibi, balık yağı takviyesini almaya başlamadan önce doktorunuzun tavsiyesini almanız esastır. Bugünlerde, pek çok sağlık pratisyeni hastalarına en iyi sağlık faydaları için düzenli olarak balık yağı almalarını söylemektedir…
Eki
3
Büyüme Hormonu
Ekim 3, 2009 | Leave a Comment

Büyüme hormonu tüm insanlarda bulunan ve çocuklukta boy uzamasını düzenliyen en önemli hormondur. Fazla salgılanması aşırı boy uzamasına az salgılanması ise boy kısalığına sebeb olmaktadır.
Eğer büyüme yeterince gerçekleşmeniyorsa büyüme hormonun düzenli çalışıp çalışmadığını öğrenmek gerekir. 24 saatlik idrarda büyüme hormonu konsantrasyonu ölçüle bilir.
Bu testlerle çocukta büyüme hormonunun normal, normalin altında veya eksik olup olmadığını öğrelinir. Aynı zamanda bu testler yardımıyla ilaçın düzeyide belirlenir.
Tedavi büyüme hormonu eksik veya fazla salgılanan kişiler dışında büyüme hormonu normal olarak salgılanan ancak büyümeyi sağlıyan bölgeleri etkilemiyen kişilerdede uygulanmaktadır.
Eki
3
Psikolojik Sorunlar Boy Uzamasını Etkiliyor.
Ekim 3, 2009 | Leave a Comment
Psikolojik sorunlar hormonların salgılanmasına olumsuz etki etmektedir. Anne ve baba kaybı, sınav stresi ve evden ayrılma gibi nedenler en çok ergenliği başlatıcı hormonlarla büyüme hormonunda salgılanma yetersizliğini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenden dolayı boy kısalığı ve geç ergenliğe girme sorunları ile karşılaşılmıştır.
Yuva çocuklarında yapılan araştırmalara göre yuvada yaşıyan çocuklar aile ortamında yetişen çocuklardan daha kısa olmaktaymış. Bu çocuklarda büyüme hormonu yeterli salgılanmadığından yeterli miktarda büyüme olmaz. Bu çocuklar daha sonra bir aileye evlat olarak verildğinde büyüme başlayıp akranlarına yaklaşmışlardır.
Stresin ortadan kalkması ve oluşan sevgi ortamının ortaya çıkmasıyla hormon salgılanması olumlu etkilenip, boy artışının düzenli bir şekidle olmasına neden olmuştur.
Eki
3
Hızlı Yemek Şişmanlatıyor
Ekim 3, 2009 | 1 Comment
Japon araştırmacıların yaptığı araştırmaya göre hızlı yiyen kişilerin şişmanlama ihtimalı diğerlerine göre 3 kat daha fazlaymış. Geleneksel beslenme alışkanlıklarımızın azalması ve “fast food” türü beslenme alışkanlığının fazlalaşmasından dolayı şişmanlık sorunu her geçen gün artmaktadır.
Hızlı yemek yeme alışkanlığının şişmanlığa katkı sağladığına ilişkin araştırmayı yapan Osaka Üniversitesi 30 ile 69 yaşlarında 3 binden fazla Japona nasıl yemek yedikleri sordu. Soru sorulan 3 bin kişinin yarısından fazlasının hızlı yemek yeme alışkanlığı olduğunu saptadı. Bu doğrultuda ne kadar ya da ne yendiğinin değil yeme tarzlarının obeziteye nasıl yol açtığı görüşü ortaya çıktı. Sonuçlar İngiliz Tıp Dergisi`nde de yayımlandı.
Hızlı yemek yiyenlerle hızlı yemeyenlerle karşılaştırıldığında erkeklerde şişmanlama oranı %84 iken kadınlarda bunun yaklaşık iki katı olduğu ortaya çıktı. Yemeklerini çabucak yemelerinin yanı sıra tıka basa doyana kadar yiyen kişilerin şişmanlama ihtimallerinin ise 3 katı daha fazla olduğu ortaya çıktı.
Uzmanlar, hızlı yemek yiyince mideden tokluk sinyali beyne ulaşana kadar mide çoktan tıka basa doluyor, bu yüzden de hızlı yemek şişmanlatıyor görüşünü söylemktedir.
Eyl
27
Anne Karnında Boyu Belirleyen Etkenler
Eylül 27, 2009 | 1 Comment
Anne karnında büyümeyi, rahim içi ortam, genetik etkenler, hormonlar ve büyüme faktörleri gibi etmenler etkilemektedir. Embriyodaki gelişimin ilk basamakları “homeoboks” denen bir dizi gen tarafından ayarlanıyor. Eğer bu genler düzgün çalışmazsa boy kısalığı hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Anne karnında hormonlar, beslenme, bebeğe sağlanan oksijen miktarı ve büyüme faktörleri gelişmeyi etkilemektedir. İnsülüne benzeyen büyüme faktörleri (IGF), hücre çoğalmasını artırıp, farklılaşmayı uyararak büyümeyi sağlayan en önemli moleküllerdir. Bu faktörlerin salgılanmasını sağlıyan etkenlerse bebeğe giden oksijen miktarı ve beslenmedir. Kan şekerindeki artış insülin salgılanmasına ve bununla beraber IGF sentezlenmesine yol açıyor. Bu etmenler dışında birde “epidermel büyüme faktörü”, “fibroblast büyüme faktörü”, endotelin, ve insülin gibi moleküllerde büyümeyi kontrol ediyor. “Leptin” denilen diğer bir molekül ise anne karnındaki bebeğin beslenmesini düzenliyerek büyümesini kontrol ediyor. Hamileliğin ikinci yarısında, testosteron ve östrojen gibi hormonların büyüme üzerindeki etkisi görülüyor. Östrojenler bebeğin kemik gelişimini hızlandırıyor. Erkek bebeklerde daha yüksek düzeyde bulunan testosteron, erkeklerin daha yüksek doğum ağırlığına sahip olmalarını sağlıyor.
Organların oluştuğu ilk 3 ay annenin beslenmesi oldukça önemlidir. Bu dönemde kötü beslenen annelerin bebekleri daha düşük doğum ağırlığına sahip oluyor ve enfeksiyonlara daha kolay yakalanıyorlar. Demir eksikliğine bağlı kansızlığı olan annelerin bebekleri, demir depoları eksik olarak doğuyor, iyot eksikliği olanlarınkiyse guatırlı doğuyor. Rahim içerisindeki yapısal anormallikler gelişme problemlerine sebeb olurken gebelik süresince kullanılan ilaçlar, röntgen ışınları, darbeler, geçirilen enfeksiyonlar, hormonal bozukluklar, yüksek tansiyon, kalp ve akciğer hastalıkları da bebekte gelişme geriliğine yol açıyor. Anne karnında bebeği besliyen ve ona oksijen sağlıyan plasenta bozukluğuda gelişme geriliğine, erken ya da ölü doğuma neden olabilir.